Anasayfa
   Arama
   Yazarlar
Aydın Ayaydın
Barbaros Devecioğlu
Bülent Korman
Dilek Önder
Donatella Piatti
Dr. Uygar Özesmi
Dr. Ümit Yazman
Dr. Yasemin Bradley
Elif Ergu
Engin Akın
Gani Müjde
Güncel
Handan Güçyılmaz Günay
İclal Aydın
İclal Aydın
Kemal Yıldırım
Leyla Umar
Mehmet Tezkan
Mete Tansu
Mutlu Tönbekici
Müge İplikçi
Okay Gönensin
Ömer Özgüner
Prof. Dr. Mehmet Ömür
Reha Muhtar
Sanem Altan
Selahattin Duman
Teoman Hünal




 
 
Son yazı
Bu köşede sizlerle ilk birlikte olduğum günün üzerinden tam üç yıl geçti. Üç yıl boyunca her hafta pazar günleri bu köşedeydim. Her zaman söylemişimdir, doğduğumuz andan itibaren yaşamımızdaki her şey belirsizdir, tek bir istisna dışında

Dr. Ümit Yazman
Başarılı mı oluruz, mutlu mu, ne iş yaparız, ne zaman evleniriz, yoksa evlenmez miyiz, kaç çocuğumuz olur, zengin mi oluruz, fakir mi her şey belirsizdir. Belirli olan tek şey ise bir noktada varolmayacağımızdır. Yaşamda her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu var. Bir taraftan, üzerinde hiçbir zaman kontrolümüz olmayan zamanın akışına boyun eğerek yaşarken, diğer taraftan kendi varoluşumuzu gerçekleştirmek adına verdiğimiz bir çaba ile geçer hayatlarımız.

Yaşamda aslında daima kendi seçtiklerimizi yaşarız. Bir şeyi seçerken, bir diğerinden vazgeçtiğimiz gerçeğini her zaman kolay kabullenemesek de, yaşamımız bu basit kural üzerinden işler. Yaptığımız her seçimin bir bedeli vardır. Bedelini ödemeyi göze aldığımız her şeyi yaşarız. Bazen öyle seçimler yapabiliriz ki, ödeyeceğimiz bedel çok yüksektir ve ödediklerimiz istediklerimize kavuşmamıza yetmediği gibi, yanımıza zarar olarak kalır, hayal kırıklıkları yaşarız. Kimi zaman ise seçimlerimizin bize getirdiği keyfin tadına varır, neşe ve mutluluk içinde günler yaşarız.
“Pozitif” köşesi yayımda olduğu üç yıl boyunca, kendi özünü gerçekleştirme yolculuğunda olanlara yol arkadaşlığı yapmaya çalıştı. İnsan ruhunun derinliklerinde dolaştı. Hepinize, insanı oluşturan iki temel parçanın yani bedeni ve ruhunun arasındaki bağlantıyı anlatmaya çalıştı. Somut olarak her zaman algıladığımız bedenin dışına çıkarak, soyut olarak yaşadığımız ruhun farkındalığını vurgulama çabasında oldu. Kendimizi geliştirebilmenin tek yolunun ruhumuzun sesini duymayı gerektireceği üzerinde odaklandı.

Psikolojinin yaşamın her alanında nasıl yer aldığını üç yıllık yolculuğumuzda birlikte paylaştık. Sevgi ilişkilerinden, politikaya bağımlılıklardan, sanata kadar çok geniş bir yelpazeye psikolojik perspektiften bakmaya, psikiyatrinin güncel yansımalarını tartışmaya çalıştık.

Her birinizin düşünsel çizgisindeki sınırları zorlamaya çalıştım. Bilimsellikten ayrılmamak temel duruşumu oluşturdu. Bunu yaparken bilimin soğuk sesini ısıtmaya, herkesin konuştuğu ortak dili ve anlaşılırlığı kaybetmemeye gayret ettim. Beni hiç yalnız bırakmadınız. Sizden gelen mesajlardan her zaman güç aldım. Size karşı daima sorumluluk hissettim ve gereğini yerine getirmeye çalıştım.

Her şeyin bir sonu var. Ben de, tamamen gönüllü başladığım bu yazı serüvenini gene kendi isteğimle sonlandırıyorum. Ayrılıklar her zaman hüzünlüdür, çünkü bir sonu, hatta bilinçdışında ölümü çağrıştırırlar. Bundan dolayıdır ki, her ayrılıktan sonra önce ruhumuzun sesini dinlemeye, ardından da yeniden yaşamda var olmak adına hummalı bir çabaya girmemiz gerekir. Ben de öyle yapacağım. Ofisimde insanların hikâyelerini dinlemeye ve onlarla paylaşmaya devam edeceğim.

Vatan Gazetesi’nde yazmak, benim kişisel tarihime “ulaştığım bir ayrıcalık” olarak not düşülecek. Sahibinden muhabirine, çalışanından yöneticisine kadar herkese teşekkür borçluyum. “Pozitif ” köşesini çok hoş anılarla kapatıyorum.

Hepinize, zamanın elinizdeki en değerli hazine olduğunu bildiğiniz mutluluk dolu bir yaşam diliyorum...




20.04.2008
 
 OKUYUCU YORUMLARI  Yorum Yapmak İçin Tıklayınız 

Yazarın Eski Yazıları

 Çökmeye mahkum ilişkiler (13.04.2008)
 Üç çocuklu bir kadının hikayesi (06.04.2008)
 Ülkemde her şey yolunda... (30.03.2008)
 Daha ince olmak adına harcanan hayatlar (23.03.2008)
 Kendisiyle sorunu olan suçu ilişkisinde arar (16.03.2008)
 Kişiliğinde sindirim sorunu olanlar (09.03.2008)
 Kontrolü kaybetmek (24.02.2008)
 Kadınlar neden kendilerinden genç erkek seçer? (17.02.2008)
 Sevgiyi sabote eden yanlışlar (10.02.2008)
 Şubat ayında depresyona dikkat! (03.02.2008)
 Bağımlı kişilikler (20.01.2008)
 Ruhunuzdaki çatışmayla yüzleşmek! (13.01.2008)
 Bir ilişkiden ne zaman çıkılır? (06.01.2008)
 2007’den öğrenin, 2008’i yaşayın (30.12.2007)
 Kaygılardan kaçarken düşülen tuzak (16.12.2007)
 Borderline kişilikler (09.12.2007)
 Güç peşinde koşarken satılan mutluluklar (02.12.2007)
 İstanbul’un modern üfürükçüleri (25.11.2007)
 İçinde af olmayan mutluluk yoktur (04.11.2007)
 

 

Gazetevatan.com Portalları bizeulasin@gazetevatan.com | Vatan Fax: 0212 354 26 56
-Ünlü Ansiklopedisi
-Top 100
-Foto Galeri
-Video
-Hava Durumu
-Yol Durumu
-Mailbox
-Otostop
-Sinema
-Astroloji
-Oyun Parkı
-Bulmaca
-EmlakVatan
-Vatan Enuygun
-Vatan Eğitim
-Tekno Park
-Net Tribün
-Vatan İddaa
-Şöhret Avcısı
-Oto Avcısı
-Neydim Ne Oldum
-Tipin miyim?
-Şirin miyim?
-Yarışsana
-Blog
-Son Dakika
-Gündem
-Siyaset
-Dünya
-Ekonomi
-Yaşam
-Spor
-Magazin
-Medya
-Yazarlar
-Foto Belgesel
-Garip ama gerçek
-Sağlık
-Teknoloji
-Konut&Emlak
-Otomobil
-Karikatür
-Finans
-Bugünkü Vatan
-Tüm manşetler
-Yazarlar
-Şehir Rehberi
-Bizim Kahve
-Pazar Vatan
-Vatan Kitap
-Promosyon
-Künye
-Fortune
-Madame Figaro
-inStyle
-Boxer
-inStyle Home