İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nin ardından... |
 |
32 ülkeden 52 yabancı yazarın konuk olduğu İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali (İTEF) müthiş bir kapanış partisi ile bitti... Yerli ve yabancı yazarların DJ’lik yaptığı parti (bunlar arasında “Olasılıksız” romanının çok satar yazarı Adam Fawer da vardı) adeta “Yazarların 23 Nisan’ı” gibiydi... Ne de olsa 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda da dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye’ye gelir, gösteriler yapar, farklı kültürlerle tanışır ve ülkelerine dönerler... İşte kapanış partisinde de böyle bir manzara vardı. Farklı dil ve kültürden yazarlar bu kez sadece edebiyatın değil müziğin ve dansın şemsiyesi altında buluşup ülkesine bir “Türkiye hikâyesi” ile döndü...
Tabii İTEF sadece bununla sınırlı değildi. Etyopya’dan Hollanda’ya pek çok ülkeden yazarlar hafta boyunca İstanbul’un kafelerinde, TÜYAP Kitap Fuarı’nda okumalar yaptı, okurları ile buluştu... Türk yazarlarla bir araya geldi... Bilgi alışverişinde bulundular... (Mesela artık Türk yazarların Bulgar edebiyatı hakkında bir fikri var.) Kısaca dünya edebiyatına bu kez İstanbul’dan da bir kapı açıldı. Bu ilginç etkinliğin ardında ise ne büyük bir kurum vardı ne de kuruluş. Sadece hayalleri olan genç bir kadın imzasını atmıştı bu büyük organizasyona; Nermin Mollaoğlu. Kalem Ajans’ı kurduğu için (Türk yazarların kitaplarının yurt dışına tanıtan ve haklarını satan) kendisinin bir çılgın olduğunu bilirdik ama bu kadar büyük bir işe kalkışacak kadar tutkulu olduğunu bilmezdik... Çünkü Nermin Mollaoğlu, bu büyük organizasyona ne Kültür Bakanlığı’nın desteği ile girdi, ne de İstanbul 2010 Kültür Başkenti Projesi’nin... (2010, dünyanın 32 ülkesinden yazarların geldiği bir edebiyat festivalini neden desteklemedi, bunu hâlâ anlayabilmiş değilim!) Ama neyse ki, başta Hollanda olmak üzere Amerika konsoloslukları ve Fransız, Romanya, Cervantes kültür merkezleri yazarların masraflarını karşılamayı kabul etti de Türk Edebiyatı’nın en büyük yazarlarından İstanbul’u en iyi anlatan Tanpınar adına bir edebiyat festivali yapılabildi. Ancak Nermin Mollaoğlu, umutlu “Seneye inanıyorum ki, her şey daha farklı olacak” diyor... Soracak sorusu olan genç bir kitle var Peki, İTEF’le birlikte İstanbul ve Türk edebiyatı neler yaşadı? İşte bu soruya Mollaoğlu şöyle yanıt veriyor: “Hemen söylemeliyim ki bu yıl hayallerimizin sadece yüzde 10’unu gerçekleştirdik. Edebiyat okumaları Almanya başta olmak üzere birçok ülkede büyük bir gelenek... Türkiye’de ise pek yok... İşte bu nedenle önce bu tür etkinlikler düzenlemek istedik. Amacımız edebiyatı daha çok hayatın içine sokmaktı çünkü. TÜYAP Kitap Fuarı’nda uluslararası salonda paneller düzenledik, fakat burada çok fazla ilgi olmadı... Açıkçası yazarlar da çok memnun kalmadı. Ayrıca Hollanda’nın önemli edebiyat festivallerinden Winternachten ile düzenlediğimiz, genel katılıma kapalı, 5 farklı ülkeden 9 yazarın bir araya geldiği toplantılarımız da oldu. Bu toplantılarda angaje yazar olmanın ne olduğu tartışıldı. Üniversite ve liselerde de etkinlikler yaptık. Yazarların kitaplarını okuyan ve ona soracak bir sorusu olan genç bir kitlenin karşısında bulunmak yazarlarımızı çok mutlu etti. Sonra, bu festival sayesinde nadir çevrilmiş dillerin yazarları buraya gelip okuyucuyla buluşma fırsatını yakaladı. Hâlâ ‘Elde ne var?’ derseniz... 32 farklı ülkeden daha önce hiç tanışmamış olan yazarlar birbirlerini tanıdı, bu da eminim ki, edebiyatın sınırları aşmasında birçok kapıyı aralayacaktır.” |
|
07.11.2009
|
| |
| |
|
|
Diğer Başıklar
|
Pet shop’tan alınan köpeğimiz çok hasta çıktı (15.11.2009) |
“Sadece kendi markalarımı kullanırım” (15.11.2009) |
Sushi öyle yenmez böyle yenir (15.11.2009) |
Bu atların bir çiftleşmesi 9 bin TL! (15.11.2009) |
“Değişim Yılları” (15.11.2009) |
Pozitif düşünce ve ruh haliyle baş etme (15.11.2009) |
Türk yanını anlattı (15.11.2009) |
Cerrahi mi respiratörlü maske mi? (15.11.2009) |
Burcunuzun meleğini biliyor musunuz? (15.11.2009) |
50"inci yılını kutladı! (15.11.2009) |
Gol atamayan atamayan golcüler (15.11.2009) |
Şimdiki aklım olsa o kadar atlayıp zıplamazdım (09.11.2009) |
(09.11.2009) |
Muhafakazâr bir evde dinini öğrenerek büyüdü (09.11.2009) |
Osmanlı’da Kuran’dan fal bakma da vardı (08.11.2009) |
“Padişah’tan Atatürk’e” (08.11.2009) |
Kraliçe’nin ajandası 100 yılı devirdi (08.11.2009) |
İçindeki GENÇLER aşkı bambaşka! (07.11.2009) |
3G teknolojisi geldi (07.11.2009) |
TÜYAP’ın en sağlıklı kitapları onlarda! (01.11.2009) |
Pembe Köşk, yılda iki kez ziyarete açılıyor (01.11.2009) |
Türkiye tanıtım elçisi oldu (01.11.2009) |
Türk kadını silikonlarını göstermeye bayılıyor (01.11.2009) |
Türk kadını silikonlarını göstermeye bayılıyor (01.11.2009) |
‘Suluboya’ tadında ilk Türk filmi (01.11.2009) |
İclal Aydın’la Haftada Bir (01.11.2009) |
Din dilinde reform gerekli (25.10.2009) |
Krizden bunalan yöneticiler meditasyonla yenileniyor! (25.10.2009) |
Işıltılı dünyanın renkli skandalları (25.10.2009) |
Harem-selamlık süren yaşamlar homoseksüellik oranını artırıyor (25.10.2009) |
|